SİYASET
Giriş Tarihi : 15-02-2022 14:29   Güncelleme : 15-02-2022 14:44

MHP Lideri Devlet Bahçeli: “Fırsatçılara Göz Açtırılmamalıdır. TEDAŞ’a Denetim Yetkisi Tekrar Devredilmelidir”

MHP Lideri Başkanı Devlet BAHÇELİ: Fırsatçılara göz açtırılmamalıdır. Stokçuların üzerine gidilmelidir. TEDAŞ’a ait olan denetim yetkisi tekrar devredilmelidir.

MHP Lideri Devlet Bahçeli: “Fırsatçılara Göz Açtırılmamalıdır. TEDAŞ’a Denetim Yetkisi Tekrar Devredilmelidir”

Bugünkü grup toplantısında, son aylarda covid 19 salgınının neden olduğu ve bütün dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizin Türkiye'de yansımalarını ve bu konuda uygulanacak çözüm önerilerine değinen MHP Lideri  Devlet BAHÇELİ, Ahmet Cevdet Paşa'nın Kırım Harbi sırasında, kolay para peşine düşen fırsatçıların asker cephedeyken vurgunculuk yaptıklarını, mesela iyi tütünün fiyatının 60 kuruştan 300 kuruşa yükselttiği ve
mütareke yılları İstanbulu'nun nüfusunun yaklaşık 1 milyon civarında olduğunu, un ve ekmeğin fiyatının da çok pahalı olduğuna hatta  İstanbul’a karaborsanın egemen olmuş

 

Şekerin kilogram fiyatı 10 kuruştan 250 kuruşa çıkmıştı 

Düşman postalları topraklarımızı çiğnerken hayat pahalılığı da insanımızı canından bezdirmişti.

Birinci Dünya Savaşı’nda 15 liraya geçimini sağlayan 4 kişilik bir aile işgale uğramış İstanbul’da 200 lirayla ay sonunu zar zor getiriyordu.

Velakin kürk ve mücevher piyasası çok hareketliydi.

Felaketten istifade edip parsa toplayanlar ön plandaydı.

Milli Mücadele yıllarında millet istiklalinin peşinde; vurguncular,  yağmacılar, rantiyeciler, stokçular ise servetlerine servet eklemenin derdindeydi.

Aynı şeyleri İkinci Dünya Savaşı yılları Türkiye’si için de söylemek yanlış ve yanıltıcı bir görüş olmayacaktır.

Ekmeğin karneye bağlandığı karanlık dönemler milli hafızadan henüz çıkmamıştır."vurgusunu yaparak 

" Fırsat düşkünleri, mal ve hizmet fiyatlarını pervasızca arttıranlar, her dönemde milletimizin kasasından, insanımızın kesesinden para kazanmanın ayıbıyla lekelenmişlerdir." dedi.. 

MHP Lideri DEVLET BAHÇELİ, 

Nimette en ön saflara geçenlerin sırayı külfet alınca hemen saklandıklarını, her zaman geri planda durmuşlar, bununla da yetinmeyip ahlaksız ve haksız kazancın ikmalini Hedeflemişlerdir açıklamasını günümüz Türkiyesi'nde de nimette en önde olanların döviz kuru artınca fiyat etiketlerini gecikmeksizin kabartıklatını ancak döviz kuru indiğinde aynı ihtimam ve iradeyi göstermediğini ifade etti.. 

MHP Lideri Devlet BAHÇELİ bu konudaki ekonomik çözüm önerilerinin de yer aldığı konuşmasına şu sözlerle sürdürmüştür:

Ekonomik özgürlüğün yanında, ekonomik adalet, ekonomik ahlak, ekonomik güvenlik ve ekonomik eşitlik kuramsal bir özlemden çıkıp toplum ve millet hayatına nüfuz etmek durumundadır.

Fırsatçılara göz açtırılmamalıdır. Stokçuların üzerine gidilmelidir.

12 Şubat 2022 tarihinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenen “Türkiye Ekonomi Modeli, Yeni Adımlar ve Enflasyon Tedbirleri” tanıtım toplantısında konuşan Sayın Cumhurbaşkanımız alınan yeni kararları duyurmuştur.

Buna göre, KDV Sistemini Sadeleştirme Programı kapsamında temel gıda ürünlerinde yüzde 8 olan KDV yüzde 1’e çekilmiştir.

Dünden itibaren, etten peynire, çaydan kahveye, şekerden yemeklik yağlara, meyveden sebzeye, bakliyattan makarnaya, balıktan pirince varıncaya kadar temel gıdaların fiyatları yüzde 7 ucuzlamıştır.

Bu ürünlerin enflasyon sepetinde ciddi bir ağırlığı olduğu malumlarınızdır.

Alınan bu önemli karar inanıyorum ki vatandaşlarımıza nefes aldıracaktır.

Devlet üzerine düşeni yapmış, sorumluluk sırası ekonomik aktörlere gelmiştir.

Beklenen ve yapılması kaçınılmaz olan sektör indirimleriyle temel gıdalardaki fiyat düşüşleri vatandaşlarımıza can suyu olacaktır.

Fiyat etiketlerini vatandaşlarımız lehine düzeltmeyenler hakkında gerekli adli ve idari takibat yapılmalı, en ağır cezalar uygulanmalıdır.

Nimet-külfet dengesinin kurulabilmesi için herkesin, her sektörün taşın altına elini koyması şarttır, acil bir ihtiyaçtır.

Vakit empati yapma, erdemli hareket etme vaktidir.

Enflasyonla savaş milli seferberlik ruhunun refakatinde geniş bir katılımla icra ve idame edilmelidir.

Bu canavarın kafasının ezilmesi milletimizin temel arzusudur.

Hiçbir şart altında vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmesine tahammül edemeyiz, buna seyirci kalamayız.

Hayat pahalılığının yükü altında tek bir insanımızın yaşamasına göz yumamayız, böylesi bir haksızlığı kabul ve tasvip edemeyiz.

Yüksek elektrik ve doğal gaz faturaları ile artan gıda fiyatlarının insanımızın umutlarına gölge düşürmesine, ısınmalarına ve beslenmelerine ket vurmasına sessiz duramayız.

Bize göre makul sızlanmalara, meşru yakınmalara, haklı taleplere şüphesiz kulak verilmelidir.

Bilhassa elektrik ve doğal gaz fiyatlarının yıkıcı artışlarının önüne geçmek zorundayız.

Hükümetin bu kapsamdaki çalışmalarını takdirle karşılıyor, üzerimize ne düşüyorsa yapacağımızın sözünü veriyoruz.

Milletimiz ne istiyorsa onun yanında duracağız.

Milletimiz neyden şikâyet ediyorsa onun karşısında yerimizi alacağız.
Yüreğimiz milletle beraberdir.İrademizin yegâne kaynağı aziz millet varlığıdır.

Son günlerde elektrik faturalarındaki yüksek tutarlar vatandaşlarımızı bildiğiniz üzere çok fazla rahatsız etmiş, sanayi tesislerimiz, özel sektör kurum ve kuruluşlarımız da bu rahatsızlığa ortak olmuşlardır.

Bazı hususların aydınlığa kavuşturulmasında geldiğimiz bu aşamada yarar görülmektedir.
  Bazı hususların aydınlığa kavuşturulmasında geldiğimiz bu aşamada yarar görülmektedir.

Elektriğin satan dağıtım şirketleri olmayıp görevli tedarik şirketlerdir.

CHP yönetiminin konuyla ilgili iddia ve ithamları asılsızdır, cahilcedir, kriz çıkarmaya yöneliktir.

Görevli tedarik şirketlerinin tarifeleri ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirlenmektedir.

Ve bu kurul tarife düzenlemesini yeni baştan ele almalıdır.

Bu gerçeğin hilafına görevli ve yüklenici şirketlerin elektrik faturalarına zam yapması mümkün değildir.

21 adet dağıtım şirketinin başlıca görevleri arasında, dağıtım şebekesini işletmek, arıza bakım ve onarım işini yapmak, bağlantı taleplerini karşılamak, ihtiyaç olan şebeke yatırımlarını gerçekleştirmek, sistem kullanıcılarına ayrım gözetmeksizin elektrik dağıtım ve bağlantı hizmetlerini sunmaktır.

Elektrik piyasasında uygulanan tarife yapısı gereğince, işletme harcamalarının Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından o yıl içinde belirlenen harcama tutarının altında kalması durumunda dağıtım şirketi kar, üzerinde kalması halinde de zarar etmektedir.

Bundan dolayı, özel dağıtım şirketleri karlılıklarını artırabilmek ve işletme maliyetlerini azaltabilmek için kestirme yollara tevessül etmektedir.

Mesela yetersiz ve niteliksiz personel çalıştırılması, bakım işlemlerinin zamanında yapılmaması, özellikle kırsal alanda oluşan elektrik arızalarına belirli bir arıza sayısına ulaşmadan veya arızanın üzerinden belli bir gün geçmeden müdahale edilmemesi gözümüze çarpan bazı aksaklıklardır.

Isparta’da yaşanan elektrik kesintilerinin asıl sebepleri burada aranmalıdır.

31 Mart 2021 tarihinde, dağıtım şirketlerinin mali konuları, satış ve satın alma işlemlerine ilişkin TEDAŞ’a ait olan denetim yetkisi kaldırılmış, EPDK’ye devredilmiştir.

Bize göre bu denetim yetkisi TEDAŞ’a tekraren verilmelidir.

2036 yılında kamuya dönecek olan dağıtım şirketlerinin içinin boşaltılmasına da müsaade edilmemelidir.

Kanaatimizce elektrik dağıtımının devlet eliyle, perakende elektrik faaliyetlerinin de özel sektör kanalıyla yapılması, ilaveten elektriğin üzerindeki vergi yükünün azaltılması maruz kaldığımız sorunları hafifletecektir.

Elektriğin hem üretimi, hem iletimi, hem de dağıtımı milli ve stratejik bir konudur.

Bu itibarla elektriğin üretiminden dağıtımına kadar her aşama kararlılıkla, hukuk sınırları içinde, milli çıkarlara müzahir şekilde, vatandaşımızın refahı ve kesintisiz aydınlanma beklentisi gözetilerek takip edilmelidir.

İnsanlarımızı elektrik faturalarının ablukasından çekip çıkarmak siyaset kurumunun ortak mükellefiyetidir