SİYASET
Giriş Tarihi : 22-02-2022 11:55   Güncelleme : 22-02-2022 11:55

MHP Lideri Devlet Bahçeli: “Kadın ve çocuklara yönelik istismar ve cinayette gerekirse idam cezası bile tartışmaya açılmalıdır”

MHP Lideri Devlet Bahçeli: “Kadın ve çocuklara yönelik istismar ve cinayette gerekirse idam cezası bile tartışmaya açılmalıdır”

MHP Lideri Devlet Bahçeli bugünkü TBMM Grup Toplantısında:
 Ruh sağlığı yasa teklifinin bir önce yasalaşmalı, kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve cinayette "İdam" konuşulmalıdır.

MHP Lideri Bahçeli Grup Konuşmasında, geçen hafta eski nişanlısı tarafından hunharca katledilen Sıla adlı kız çocuğuna yapılanlara değinerek artık bu nokta ağır yaptırım ve yasal düzenlemelerin yanı sıra sosyolojik, psikolojik.. Açılardan da çalışmalar Yapılmasına değindi ve konuya ilişkin yapılması gereken açıklamalara ve detaylara değindi. 
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin grup konuşmasında konuya ilişkin açıklamaları şöyle:
Şiddet, vahşet ve kaba güç gösterisi genel olarak psikolojik tükenmişlik yaşayan aciz ve kompleksli insanların harcıdır.

Sorunların konuşarak değil de kavgayla, hatta kan dökerek çözüme kavuşacağını zannedenler derin bir yanılgı ve yanlışın pençesinde olan hasta ruhlulardır.

Şiddet, aklın dağılması, vicdanın duyarsızlaşması, kalbin durağanlaşmasıdır.

Şiddetin olduğu yerde hayır yoktur, huzur yoktur, hulus yoktur.

Özellikle kadınlarımızı, kızlarımızı, çocuklarımızı, masum insanlarımızı hedef alan saldırı ve şiddet dalgası herkesin, hepimizin ortak şikayet konusudur.

Bu dalganın kırılması, bu dalganın göğüslenmesi insanlık onuruna karşı en büyük hizmet ve görevdir.

Geçen hafta maalesef yaşı henüz 16 olan bir kız çocuğumuz hunhar bir cinayetle hayattan koparılmıştır.

İnternetten tanıştığı katil ile önce nişanlanıp sonra da ayrılan Sıla isimli kızımız ilerleyen süreçte teferruatla anlatmaya dilimizin varmadığı vahşet dolu bir saldırganlık türüyle katledilmiştir.

Esasen kelimelerin boğazımıza düğümlendiği, cümlelerin hükmünü kaybettiği bir aşamaya geldiğimiz malumlarınızdır.

Beyaz gelinliğiyle evinden çıkması gereken bir kız çocuğu kefene sarılarak bu dünyadan göçmüş, arkada bıraktıkları yakınlarını da kedere boğmuştur.

Şiddetin muhakkak önüne geçmek mecburiyetindeyiz.

Kadınlarımıza, kızlarımıza, çocuklarımıza kast eden, yumruk atan, kurşun sıkan, bıçak sallayan alçakları en ağır şekilde cezalandırmak adalet ve hukukun temel görevi, hepimizin takibini yapması gereken başlıca konudur.

Şiddete tolerans gösterilemez ,iyi niyet hali uygulanamaz , pişmanlık hükümleri tatbik edilemez.

Aksi olursa şiddet teşvik edilmekle kalmayacak, bir bakıma ödüllendirilmiş olacaktır.

Kadına yönelik saldırılar maneviyat ve medeniyet ilkelerimizin çiğnenmesi, haklı yere övündüğümüz değerlerin gölgelenmesi demektir.

Hatırlarsanız 16 Kasım 2021 tarihinde yapmış olduğumuz Meclis grup toplantımızda kadına yönelik şiddete karşı görüşlerimizi paylaşmıştım.

Parti olarak, kadına şiddetin engellenmesi, mütemadiyen yaşanan cinayetlere bir son verilmesi hususunda 6 maddeden teşekkül eden tekliflerimizi kamuoyunun dikkatine sunmuştum.

Bu tekliflerimizi özet halinde tekrar ifade edecek olursam şunları söylemek mümkündür:

26’ıncı dönemde TBMM’ye sunmuş olduğumuz ve uzun bir hazırlığın mahsulü olan Ruh Sağlığı Yasa Teklifi’nin bir an evvel görüşülüp yasalaşmasını,
Çocuk istismarı, kadın cinayetleri, tecavüz suçlarında caydırıcı, kalıcı ve kapsayıcı sonuçlar alabilmek için gerekirse idam cezasının bile tartışmaya açılmasını,
Medyada kadınlara yönelik cinayetlerin tekrar tekrar gösterim ve ifşasına kesinlikle son verilmesini, şiddeti özendirip teşvik edecek her türlü yayın ve haberden kaçınılmasını,
Bizi bize anlatan, değerlerimizle beslenen, aldatmanın, cinayetin, şiddet dilinin gösterilmediği dizi filmlerin hazırlanmasını,
Üniversitelerin sosyoloji, psikoloji, psikiyatri, felsefe, ilahiyat gibi bölümlerinde görev alan değerli akademisyenlerin öncülüğünde ülkemizin şiddet haritasının çıkarılmasını, şiddetle mücadelede ufuk ve yol açıcı çalışmaların yapılmasını,
Son olarak da insanlığa ve istikbale bakış vizyonumuzu belgelendiren “İnsanlığın Huzuru Projemiz”in her yönüyle tanıtılmasını, tartışılmasını ve toplumun her kesimine ulaştırılmasını önermiş, bu düşüncelerimi sorumluluk bilinciyle gündeme getirmiştim.
Bugün de aynı çizgideyiz, aynı görüşteyiz, somut önerilerimize kulak verilmesini temenni ediyoruz.

İnsan huzurunu tescillemeden, insanlık huzuruna saygın destekler vermeden gelişme, kalkınma, büyüme, zenginleşme, yükselme ümitleri ne yazık ki boşluğa düşecek, bu mücadele sürecinin bir ayağı da topal kalacaktır.

En başta 16 yaşındaki Sıla kızımız olmak üzere, cinayete maruz kalan bütün kadınlarımıza, kızlarımıza ve insanlarımıza Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.

Kadınlarımızı hedef alan şiddeti bütün gücümle lanetliyorum.

Bu dünyanın, bu hayatın, dışarıdaki güneş ışığının azılı katillere zindan edilmesini yürekten diliyor, kalbimizin masum ve mazlumlarla bir attığını kararlılıkla vurguluyorum.