SİYASET
Giriş Tarihi : 22-03-2022 12:26   Güncelleme : 22-03-2022 12:26

MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Türk Tabipleri Birliği mutlak surette kapatılmalıdır."

MHP Lideri Devlet Bahçeli,

MHP Lideri Devlet Bahçeli bugünkü grup toplantısında, Türk Tabipler Birliği'nin başındaki şahsın, Kandil’deki bir mağara deliğinde bir teröriste pansuman yapan diğer bir teröristten hiç bir farkının olmadığını vurgulayarak TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı'ın Cani Terörist Öcalan’la ilgili kurulan "Özgürlük Platformu"nun kurucuları arasında yer aldığını, Doğu ve Güneydoğu’daki meskun mahal operasyonlarından dolayı Türkiye’nin uluslararası mahkemelerde yargılanması gerektiğini söyleyen kişinin de bu şahıs olduğunu belirtti.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, TTB Başkanı Fincancı'nın aynı zamanda  Sağlık sistemini HDP’yle birlikte kurgulamaktan bahsettiğine, HDP’li bölücülerle hedef ve emel birlikteliği içinde olduğunu, Teröristlere dostluk ve barış ödülleri verenin de bu birlik olduğuna dikkat çektiği açıklamasına şu sözlerle nokta koydu:
"Bu nedenle açık açık sesleniyorum:
Türk Tabipleri Birliği mutlak surette kapatılmalıdır.
Lazım gelen hukuki takibat süratle başlatılmalıdır.
Yönetim organlarına yuvalanmış bölücülerden hukuk önünde hesap sorulmalıdır.

Milletimizin haklı beklentisi budur.

Adaletin tecellisi için ihanetin duvarı yıkılmalıdır.

İsminin başındaki Türk’ü hak etmeyen, Türk’ü tanımayan, Türk’e kefen biçen bu örgütün vatan ve millet sevgisiyle dolup taşan hiçbir hekimimizi ahlaken temsil etmediği, edemeyeceği herkesçe bilinmelidir."

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Türk Tabipler Birliği Hakkında Yaptığı Açıklamanın Tamamı;

“Türk Tabipleri Birliği isimli bölücü yapılanma, bir defa namuslu ve vatanperver Türk hekimlerini temsil edemez, onların mesleki çatı kuruluşu olamaz.
Doktorlarımız bizim can beraberimizdir.
Doktorlarımız şifa ümidinin ana mihveridir.
Sevgi ve saygıya layık Türk hekimlerine tek bir lafımız yoktur, olması da düşünülemeyecektir.
Fakat nerede bir melanet varsa, Türk Tabipleri Birliği Başkanı ve işbirlikçi yönetimi oradadır.
Bunlar bir avuç millet ve devlet muhalifidir.
PKK’nın yanında olan bunlardır.
HDP’nin yolundan giden bunlardır.
Bölücülüğün propagandasını yapan bunlardır.
Zillete düşen bunlardır.
Bunlara doktor demek, Tabipler Birliği’nin başında Türk isminin bulunmasına sessiz kalmak Türklüğe ve doktorluğa en korkunç bühtandır.
Bizim Türk Tabipleri Birliği’ne yönelik haklı eleştirilerimiz, bu kuruluşun yönetimine çökmüş üç beş Türkiye düşmanıyla ilgilidir.
Bunun dışında hiçbir hekimimiz bu sözlerimizden alınmamalı, gücenmemelidir.
Muğla’da bir uzman çavuşumuzun bir hastanede maruz kaldığı kötü muamele bizleri derinden üzmüştür.
Sağlık çalışanlarımızı hedef alan şiddetin karşısında olacağız, ama askerlerimize yönelik saldırı ve tacizlerin de sonuna kadar karşısında duracağız.
TBMM’ne sunulan ve ilgili komisyona havalesi yapılan “Sağlıkta Şiddet Suçlarının Önlenmesi ve Tıpta Yanlış Tedavilerle İlgili Davalardaki Haksızlıkların Sona Erdirilmesi İçin Türk Ceza Kanununda, Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasını Öngören Kanun Teklifi”ni önşartsız destekleyeceğiz.
Bu teklifle sağlık çalışanlarına karşı işlenen kasten yaralama suçunun, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki Katalog Suçlar arasına alınması temel bir güvencedir ve yerinde bir tedbirdir.
Bilhassa ifade etmek isterim ki, bir kişinin yanlışı genelleştirilemez, suç ve cezanın şahsiliği ilkesi esastır, pek tabii herkes için bağlayıcıdır.
Zor bir dönemden geçerken, en küçük bir provokasyonun sonuçları elbette ağır olabilecektir.
Her meslek mensubu insan onurunu incitmekten özenle sakınmalıdır.
Ne hastanede, ne postanede, ne mahkemede, ne maliyede, ne adliyede ne de hayatın diğer alanlarında insanlık değerleri, insan olmaktan kaynaklanan kazanımlar asla ve kat’a çiğnememelidir.
Biz geçmişte insan haysiyetini ayaklar altına alan kahredici ve ızdırap verici örnekleri yaşamış bir camiayayız.
Sütten ağzımız yandığı için yoğurdu üfleyerek yememiz bu yüzdendir.
Bu düşüncemi hazin ve içimizi burkan bir misalle biraz açmak istiyorum.
Bilenler bilir, anlatacağım olayın muhterem tanıkları hayattadır, 1970’li yıllarda, hain bir kurşunun bedenine isabet ettiği bir dava arkadaşımız Hacettepe Üniversitesi’nin hastanesine derhal ve telaşla kaldırılmıştı.
O dava arkadaşımızın bir an evvel müdahaleye ihtiyacı vardı.
Çünkü risk altındaydı.
Çünkü hayati tehlikesi bulunuyordu.
O yıllar zor ve çetin yıllardı.
Cami avlularından omuzlanan şehit tabutları birbirini takip ediyordu.
Ne kadar sarsıcıdır ki, yaralı olarak hastaneye götürülen kardeşimizin Ülkücü olduğunu öğrenen acil serviste görev yapan birkaç doktor müsveddesi, “bu faşiste bakmayız, bırakın gebersin” diyecek kadar düşmanlıkta sınır tanımadıkları dün gibi hatırımızdadır.
Milliyetçi-Ülkücü Hareket böylesi bir maziyi iliklerine kadar yaşayarak, insafsızların, merhametsizlerin, kalpsizlerin kahpe tuzaklarını bozarak bugünlere gelmiştir.
Hangi kitapta, hangi inançta böylesi bir barbarlığa, böylesi bir alçaklığa cevaz vardır? Müsamaha vardır?
İşte o doktor görünümlü insanlık fukaralarının, eşkıyalaşmış zihniyetlerin çatı kuruluşu Türk Tabipleri Birliği’dir.
Bu birliğin başındaki şahsın, sorarım sizlere, Kandil’deki bir mağara deliğinde bir teröriste pansuman yapan diğer bir teröristten ne farkı vardır?
Cani Öcalan’la ilgili kurulan özgürlük platformunun kurucuları arasında bu birliğin başkanı var mıdır yok mudur?
Terörle mücadeleye karşı çıkan bu kişi değil midir?
Doğu ve Güneydoğu’daki meskun mahal operasyonlarından dolayı Türkiye’nin uluslararası mahkemelerde yargılanması gerektiğini söyleyen bu kişi değil midir?
Sağlık sistemini HDP’yle birlikte kurgulamaktan bahseden, HDP’li bölücülerle hedef ve emel birlikteliği içinde olan bu kişi değil midir?
Teröristlere dostluk ve barış ödülleri veren bu Tabipler Birliği değil midir?
Bu nedenle açık açık sesleniyorum:
Türk Tabipleri Birliği mutlak surette kapatılmalıdır.
Lazım gelen hukuki takibat süratle başlatılmalıdır.
Yönetim organlarına yuvalanmış bölücülerden hukuk önünde hesap sorulmalıdır.
Milletimizin haklı beklentisi budur.
Adaletin tecellisi için ihanetin duvarı yıkılmalıdır.
İsminin başındaki Türk’ü hak etmeyen, Türk’ü tanımayan, Türk’e kefen biçen bu örgütün vatan ve millet sevgisiyle dolup taşan hiçbir hekimimizi ahlaken temsil etmediği, edemeyeceği herkesçe bilinmelidir.”