GÜNCEL
Giriş Tarihi : 24-04-2021 01:36   Güncelleme : 24-04-2021 16:10

Sözde Ermeni Soykırımı

ABD Parlamentosu skandal bir karara imza atmak üzere. Dış basından alınan bilgilere Başkan Jo Biden sözde Ermeni Soykırımını kabul etmeye hazırlanıyor. Dünya bu skandal haberle çalkalanırken arşivden çıkan görüntüler, resimler ve tarihi kayıtlar tam tersi bir durumu gösteriyor.

Sözde Ermeni Soykırımı

Peki Amerika sözde Ermeni soykırımını kabul etmeye hazırlanırken tarihin kayıtlarına not düşmüş gerçekleride mi görmezden gelecek? 100 yıl önce Anadolu'da katliam yapan Ermeni'ler 1992 yılındada Hocalı'da aynı katliamı belkide daha fazlasını yaptı. Skandal karar tozlu rafların ve arşiv görüntülerinin tekrar ortaya çıkmasına neden olurken yaşanan acılar hala tazeliğini korumaktadır.

RUSLAR'DAN ALDIKLARI SİLAHLARLA  ANADOLU'YU YAKIP YIKTILAR

1. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Doğu Cephesi'ni terk eden Rus Ordusu silahlarını Ermeni çetelerine bırakmıştır. Ruslardan aldıkları silahlar ile Doğu Anadolu'da katliama başlayan Ermeni'ler yüzbinlerce Türkü ayırt etmeden katletmiştir. Başbakanlık arşivlerinden çıkan sayılar ve görüntülerde Ermeni çetelerin vahşeti kan dondurmaktadır.

Başbakanlık Devlet Arşivleri, 1910-1922 yılları arası Anadolu`da 523 bin 955 Türk`ün Ermeni çeteleri tarafından katledildiğini belgeleriyle ortaya koydu. Ermeni çetelerinin katliamları tarih, yer ve isim olarak tek tek açıklandı. Ermeniler, yıllardır sözde soykırımı iddialarıyla dünya kamuoyunu yanlarına çekmeye çalışırken, resmi belgeler ise Türkler`in katledildiğini gösteriyor. 1910-1922 yılları arasında Ermeni çetelerin yaptığı katliamların tarih ve yerleri ile katledilen Türk sayısı ise söyle:

1910 Muş (10 ölü), 21 Şubat 1914 Kars-Ardahan (30 bin ölü), 1915 Van (44 ölü), 1915 Van (150 ölü), 1915 Bitlis (16 bin ölü), 1915 Muş (80 ölü), 1915 Bitlis-Hizan (113 ölü), 1915 Van (5 bin 200 ölü), Şubat 1915 Haskay (200 ölü), Şubat 1915 Dutak (3 ölü), Nisan 1915 Bitlis (29 ölü), Nisan 1915 Muradiye (10 bin ölü), Nisan 1915 Van (120 ölü),
Mayıs 1915 Van (20 bin ölü), Temmuz 1915 Muş-Akçan (19 ölü), Ağustos 1915 Müküs (126 ölü), 9 Mayıs 1915 Bitlis (40 bin ölü), 9 Mayıs 1915 Bitlis (123 ölü), 15 Ocak 1916 Terme (9 ölü), 1 Nisan 1916 Van-Reşadiye (15 ölü), Mayıs 1916 Muş (500 ölü), 8 Mayıs 1916 Van-Tatvan (bin 600 ölü), 8 Mayıs 1916 Bitlis (10 bin ölü), 8 Mayıs 1916 Pasinler (2 bin ölü), 8 Mayıs 1916 Tercan (563 ölü), 11 Mayıs 1916 Van (44 bin 233 ölü), 11 Mayıs 1916 Malazgirt (20 bin ölü), 11 Mayıs 1916 Bitlis (12 ölü), 22 Mayıs 1916 Van (bin ölü), 22 Mayıs 1916 Köprüköy-Van (200 ölü), 22 Mayıs 1916 Van (15 bin ölü), 22 Mayıs 1916 Van (8 ölü), 22 Mayıs 1916 Van (8 bin ölü), 22 Mayıs 1916 Van (80 bin ölü), 22 Mayıs 1916 Van (15 bin ölü), 23 Mayıs 1916 Of (5 ölü),
23 Mayıs 1916 Trabzon (2 bin 86 ölü), 23 Mayıs 1916 Van (3 yüz ölü), 25 Mayıs 1916 Bayezid (14 bin ölü), Haziran 1916 Van-Abbasaga (14 ölü), Haziran 1916 Edremit-Vastan (15 bin ölü),
6 Haziran 1916 Satak-Serir (45 ölü), 6 Haziran 1916 Satak (bin 150 ölü), 7 Haziran 1916 Müküs-Serhan (121 ölü), 14 Ağustos 1916 Bitlis (311 ölü), 1919 Sarıkamış (9 ölü), 1919 Tiksin-Ağadeve (5 ölü), 1919 Nahçivan (4 bin ölü), 6 Ocak 1919 Zarusat (86 ölü), 21 Ocak 1919 Kilis (2 ölü), 22 Ocak 1919 Antep (1 ölü), 25 Ocak 1919 Kars (9 ölü), 26 Şubat 1919 Adana-Pozantı (4 ölü), 18 Mayıs 1919 Osmaniye (1 ölü), 13 Haziran 1919 Pasinler (3 ölü), 3 Haziran 1919 Iğdır (8 ölü), Temmuz 1919 Sarıkamış (803 ölü), Temmuz 1919 Kurudere (8 ölü), Temmuz 1919 Sarıkamış (695 ölü), 4 Temmuz 1919 Akçakale (180 ölü), 5 Temmuz 1919 Kağızman (4 ölü), 7 temmuz 1919 Kars-Göle (9 ölü), 8 Temmuz 1919 Mescitli (4 ölü), 8 Temmuz 1919 Gülyantepe (10 ölü), 9 Temmuz 1919 Kağızman (6 ölü), 9 Temmuz 1919 Kurudere (8 ölü), 11 Temmuz 1919 Mescitli (20 ölü), 19 Temmuz 1919 Bulaklı (2 ölü), 19 Temmuz 1919 Pasinler (2 ölü), 24 Temmuz 1919 Kars-Kağızman (9 ölü), Ağustos 1919 Muhtelif köyler (2 bin 502 ölü), 15 Ağustos 1919 Erzurum (153 ölü), 15 Ağustos 1919 Erzurum (426 ölü), Eylül 1919 Allahüekber (3 ölü), 9 Eylül 1919 Ünye (12 ölü), 14 Eylül 1919 Sarıkamış (2 ölü), Kasım 1919 Adana (4 ölü), 11 Kasım 1919 Kahramanmaraş (2 ölü), 6 Kasım 1919 Ulukışla (7 ölü), 7 Aralık 1919 Adana (4 ölü), 1920 Göle (600 ölü), 1920 Kars (3 bin 945 ölü), 1920 Haramivartan (138 ölü), 1920 Nahçivan (64 bin 408 ölü), 1920 Nahçivan (5 bin 307 ölü), Şubat 1920 Kars civari (561 ölü), 1 Şubat 1920 Zarusat (2 bin 150 ölü), 2 Şubat 1920 Suregel (bin 150 ölü), 10 Şubat 1920 Çildir (100 ölü), 28 Şubat 1920 Pozantı (40 ölü), 9 Mart 1920 Zarusat (400 ölü), 9 Mart 1920 Zarusat (120 ölü), 16 Mart 1920 Kağızman (720 ölü), 22 Mart 1920 Suregel-Zarusat (2 bin ölü), 6 Nisan 1920 Gümrü (500 ölü), 28 Nisan 1920 Kars (2 ölü), 5 Mayıs 1920 Kars (bin 774 ölü),22 Mayıs 1920 Kars (10 ölü), 2 Temmuz 1920 Kars-Erzurum (408 ölü), 2 Temmuz 1920 Zengebasar (bin 500 ölü), 27 Temmuz 1920 Erzurum (69 ölü), Mayıs 1920 Kars-Erzurum (27 ölü), Agustos 1920 Oltu (650 ölü), Ağustos 1920 Kars-Erzurum (18 ölü), 15 Ekim 1920 Bayburt (bin 387 ölü), 20 Ekim 1920 Göle (100 ölü), 17 Ekim 1920 Pasinler (9 bin 287 ölü), 18 Ekim 1920 Tortum (3 bin 700 ölü), 19 Ekim 1920 Erzurum (8 bin 439 ölü), 26 Ekim 1920 Kars civarı (10 bin 693), Ekim 1920 Aşkale (889 ölü), 1 Aralık 1920 Kosor (69 ölü), 3 Aralık 1920 Göle (508 ölü), 4 Aralık 1920 Kosor (122 ölü), 4 Aralık 1920 Kars-Zeytun (28 ölü), 4 Aralık 1920 Sarıkamış (bin 975 ölü), 6 Aralık 1920 Göle (194 ölü), 7 Aralık 1920 Kars-Digor (14 bin 620 ölü), 14 Aralık 1920 Sarıkamış (5 bin 337 ölü), 29 Kasım 1920 Zarusat (bin 26 ölü), Aralık 1920 Erivan (192 ölü), 1921 Nahçivan (12 ölü), 1921 Bayburt (580 ölü), 1921 Arpaçay (148 ölü), 1921 Karakilise (6 bin ölü), 1921 Karakilise ( 6 bin ölü), Şubat 1921 Zenibasar (18 ölü), 21 Kasım 1921 Pasinler (53 ölü), 21 Kasım 1921 Erzurum (bin 215 ölü), 1918 Hınıs (870 ölü), 1918 Tercan (580 ölü), Mart 1922 Kahramanmaraş (4 ölü)

Başbakanlık arşivleri katliamın olduğunu ancak yapılan katliamın Ermeniler tarafından Türklere yapıldığını açıkça gösterirken Andolu'da yapılan kazılarda çıkan toplu mezarlar ise yürekleri dağlamaktadır.

KATLİAMA UĞRAMADILAR KATLİAM YAPTILAR

Anadolu'da yapılan kazılarda ortaya çıkan görünteler adeta insalık dışı bir vahşetin resmini gözler önüne sermişti. Yapılan kazılar ve DNA sonuçları sonrası ortaya çıkan toplu mezarlarda Anadolu'da yaşayan Müslüman Türkler'in kemiklerine rastlanmıştı. Sözde yaşadıkları katliamı anlatan Ermeniler meğerse uyguladıkları katliamı anlatıyorlamış. Çıkan manzara içler acısıydı.

Ermenilerin Birinci Dünya Savaşı sırasında silahsız sivillere yönelik katliamları, toplu mezar kazılarıyla gözler önüne serildi. Kazılarda elde edilen bulgular, Ermeni çetelerin Müslüman ahaliyi insanlık dışı işkencelerle katlettiğini kanıtlıyor. Fotoğrafta 19 Ekim 2010'da Van'ın Gevaş ilçesine bağlı Yanıkçay köyünde yapılan kazı çalışmalarında 1915 olayları sırasında Ermeniler tarafından öldürülen Müslüman Türkler'e ait bulgular görülmüştü.

İşte Ermenilerin yapmış oldukları katliamın sonucu olan toplu mezarlar,

AKITTIKLARI KAN YETMEDİ HOCALI'YI DA KAN GÖLÜNE ÇEVİRDİLER

20. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Ermenistan insanlık tarihinden ve döktükleri kandan ders almayıp yetinmeyip aynı vahşeti Hocalı'da yaptı. Onlar yüzyıl önce bir işgal bahanesiyle sözde soykırıma uğradıklarını savunurken aslında kendi cinayetlerini sıralıyorlardı. Bitmek bilmeyen nefretleri ile girdikleri Hocalı'da savaş suçuda işleyerek Azerbaycan'a bağlı Dağlık Karabağ  Bölgesinin Hocalı vilayetinde Azeri sivilleri, çoluk çocuk, yaşlı, kadın ve hamile diye ayırt etmeden katlettiler. Ağzılarında ki tek yalan sözde soykırıma uğradıklarıydı.  

İşte Hocalı'da katil Ermeniler,

Azerbaycan'ın resmî açıklamasına göre saldırıda 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azeri Türkü ölmüştür

İnsan Hakları İzleme Örgütü; Hocalı Katliamı'nı Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana gerçekleşen en kapsamlı sivil katliamı olarak nitelendirmiştir.

Ermeni güçleri 1992 yılının 25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gecede bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı kasabasında, Azeri resmî kaynaklarına göre, 83 çocuk, 106 kadın ve 70'ten fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 sakin öldürülmüş, toplam 487 kişi ağır yaralanmıştır. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başları kesildiği görülmüştür. Hamile kadınlar ve çocukların da maruz kaldığı tespit edilmiştir.

Eski ASALA eylemcilerinden Monte Melkonyan, Hocalı'ya yakın bölgede Ermeni askeri birliklere komutanlık yapmış ve katliamdan bir gün sonra Hocalı çevresinde gördüklerini günlüğünde anlatmıştır. Melkonyan'ın ölümünden sonra, Markar Melkonyan kardeşinin günlüğünü Benim Kardeşimin Yolu (My Brother's Road) başlığıyla ABD'de çıkardığı kitapta Hocalı Katliamı'nı şöyle tasvir ediyor:

  Bir gece önce akşam 11 civarında, 2.000 Ermeni savaşçısı, Hocalı'nın üç tarafındaki yüksekliklerden ilerleyerek, kasaba sakinlerini doğudaki açılışa doğru sıkıştırmışlar. 26 Şubat sabahına kadar mülteciler Dağlık Karabağ'ın doğu yüksekliklerine ulaşmış ve aşağıdaki Azeri kenti olan Ağdam'a doğru inmeye başlamışlar. Buradaki tepeciklerde yerleşen sivilleri güvenli arazide takip eden Dağlık Karabağ askerleri onlara ulaşmışlar. Mülteci kadın Reise Aslanova İnsan Hakları İzleme Örgütüne verdiği açıklamada "Onlar sürekli ateş ediyorlardı" diye konuşmuştu. Arabo'nun savaşçıları daha sonra uzun zaman kalçalarında taşıdıkları bıçakları kınlarından çıkartarak bıçaklamaya başlamışlar.

Şu anda yalnız kuru çimenden esen rüzgârın sesi ıslık çalıyordu, ve ceset kokusunu uçurması için bu rüzgâr henüz erkendi.

Monte üzerinde kadınların ve çocukların kırılmış kuklalar gibi saçıldığı çimene eğilerek "Disiplin yok" diye fısıldadı. O bu günün önemini anlıyordu: bu gün Sümgavit Pogromunun dördüncü yıldönümüne yaklaşıyordu. Hocalı stratejik bir amaç olmasından başka aynı zamanda bir öç alma eylemiydi.
 

İşte bununla beraber canlı kanlı çocukların diri diri derilerini soyan ve ölüm süreleri üzerinden deneyler yapan sözde doktorları gerçekte katilleri Zor Balayan'ın kitaplarındaki itiraflar ise kan donduran cinstendi.

Zor Balanyan itiraflarında,

Türk çocuğunun derisini soydum ve hiçbir uyuşturucu kullanmadım. Amacım diri diri derisi soyulan bir insanın ne kadar süre hayatta kalabildiğini öğrenmekti. Çocuk 7 dakika hayatta kaldıktan sonra kan kaybından öldü. Akşam 3 çocuğa daha aynı işlemi uyguladım sonuçlar benzerdi Bu sayede atalarımı onurlandırdım. cümleleri ile adeta gözü dömnmüş katil bir toplumu tek başına simgeliyordu.

<>

Balanyan'ın vahşeti

Anadolu'daki ataları gibi cani ve katillerin zulmüne uğradılar işte Ermeni vahşeti ve Hocalı Katliamı

<>