GÜNCEL
Giriş Tarihi : 04-09-2021 17:40   Güncelleme : 04-09-2021 17:49

Ülkü Ocakları, olayın içyüzünü açıkladı

Ülkü Ocakları Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer Şanlı, Ülkü Ocakları ve şahsı hakkında sosyal medyada yürütülen karalama kampanyasına sert tepki göstererek, Ahmet Çakmak olayının içyüzünü anlattı. Şanlı, Ülkü Ocakları ve şahsını hedef göstererek, tezvirata başvuran kişi ve kurumlar için savcılığa suç duyurusunda bulanacaklarını açıkladı.

Ülkü Ocakları, olayın içyüzünü açıkladı

Ülkü Ocakları Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer Şanlı, kendi sosyal medya hesabından Hudut Namustu pankartı asan Ahmet Çakmak üzerinden yapılmaya çalışılan FETÖ vari algı operasyonuna sert tepki göstererek, açıklamalarda bulundu.

 

Şanlı'nın paylaşımı şu şekilde;

 

"Kamuoyunun dikkatine;

Sosyal Medyada şahsıma ve Ülkü Ocaklarına yönelik başlatılan ve sistemli bir şekilde çarpıtılarak karalama kampanyası şeklinde servis edilen olay anlatıldığı şekilde yaşanmamıştır.

 

Ahmet Çakmak isimli şahıs, önceki akşam arkadaşı ile birlikte Genel Merkezimize gelerek “Ankara’ya şehir dışından geldiğini, önemli bir konu konuşacağını” belirtti. Çalışma yoğunluğum sebebiyle misafir kabul edemeyeceğimi iletmeme rağmen mühim bir mesele hakkında görüşmek için geldiğini belirtmesi üzerine kendisini odama kabul ettim. Mezkur şahıs “Başkanım ben ‘Hudut Namustu…’ pankartını asan gençlerden biriyim. Biz, bu olayda, malum siyasetçiler tarafından kullanıldık onların emellerine bilmeden hizmet ettik. Buğra Kavuncu bize vaatlerde bulunarak bizi bilmediğimiz bir duruma çekti ayrıca Canan Kaftancıoğlu’nun pankart asan bir arkadaşımızı hastanede ziyaret ettiğini görünce, yaptığımız eylem ile kimler tarafından kullanıldığımızı idrak ettim. Kullanıldığımızı hatta aldatıldığımızı anladım” şeklinde bir durum özeti geçti. Ben de kendilerine “Bu olayın bizimle bir ilgisinin bulunmadığı, eğer kullanıldığını, birilerine maşa olduğunu düşünüyorsa gidip şikâyetçi olabileceğini” söyledim. O da bana “Bunların yaptığı her şeyi anlatacağım, gerçekleri sosyal medyada açıklayacağım” dedi ve çaylarını içtikten sonra yanımızdan ayrıldılar.

Ahmet Çakmak ve arkadaşını hiçbir şekilde tehdit etmediğimiz gibi, herhangi bir darp da söz konusunu değildir. Hele hele zorla alıkonulma olayı asla ve asla yaşanmamış; iftira amaçlı uydurulan senaryodan bir senaryodan ibarettir. HTS kayıtlarından, kamera görüntülerinden, mobeselerde bu durum kolaylıkla anlaşılacaktır. Ahmet Çakmak, zaten ifadesinde iyi niyetli olduğunu söylediği yakın arkadaşıyla birlikte Genel Merkezimize gelip, bizlerle konuşmak istediğini arkadaşlarımızın vasıtasıyla bizlere iletti. Bu duruma onlar da şahittir.

Görüşmelerimizin ardından, tekrardan tanımadığı bazı siyasi eğilimli kişilerin arayarak kendisini tehdit ettiğini ve bu noktada benimle görüşmek istediğini söyledi.

Ben de yeniden kendisiyle görüşerek, daha öncekiyle alakalı olarak anlatmak istediklerini dinledim. Orada bu şahsı son kez görmüş oldum. Hiçbir şekilde ne tehdit ne zorla alıkonulma asla söz konusu değildir.

Tiyatroculuklarıyla ünlü İPçi ve sosyal medyanın fonlanan kiralık trolleri medya organlarını kullanarak Ülkü Ocakları üzerinde FETÖ taktiğine benzer bir algı operasyonu yapmaya çalışmaktadır.

 

Yapılmak istenen algı operasyonuyla, Ülkü Ocakları ve şahsım zan altında bırakılmak istenmektedir. Pankartları asan gençlerin mahkeme savunmalarını İPçi ve darbeyi destekleyen yönde açıklama yapan avukatların yapması ve sosyal medya trollerinin yayması ayrıca dikkat çeken bir durumdur.

Ahmet Çakmak isimli gencin; pankartları İP İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun astırdığını söylemesi, Kavuncu'nun yanındaki kişilerin kendisine para ve başka şeyler vadettiğini belirtmesini ise kurgulanan tiyatroyu günyüzüne çıkartmaktadır.

Ailesini tehdit etmekle isnat edildiğim şahsın babası beni arayarak “Benim oğlumun sizden şikayetçi olma durumu söz konusu değildi, daha önceden araya girenler vasıtasıyla gerçekleştirdiğini düşünüyorum.” demesi oynanan oyunun içyüzünü daha net ortaya koymaktadır.

Ahmet Çakmak, Ülkü Ocaklarına kendi isteğiyle gelmiştir. Kendi isteğiyle de ayrılmıştır. Gecede arkadaşım dediği kişinin evinde kalmıştır. İfadesinde darp edilmediğini açıkça belirtmiştir.

Ülkü Ocaklarına yönelik algı operasyonu yapılmaya çalışıldığı açıkça ortadadır. Şahsın savcılığa verdiği ifadede birçok tutarsızlık mevcuttur.

NATO beslemelerinin ve FETÖ artıklarının tasarlamış olduğu bu alçak kumpası net bir şekilde görüyoruz. Bu hainlere taşeronluk yapanları tek tek biliyoruz.

Biz de hem şahsım hem de Ülkü Ocakları olarak, FETÖ vâri bir kumpasla yürütülmeye çalışılan ve kurumumuza yönelik başlatılan karalama kampanyasında, hukuki haklarımızı kullanacağımızı ve bu tezvirata sosyal medyada da ortak olan kişilere karşı suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarım."